Sağdan soldan bulduğum kaynaklardan derlediğim Türkiye bölgesel değişkenleri arasındaki ilişkilerden kaydadeğer olarak gördüklerimi aktarmak istedim. Bu blogun asıl ilgi alanı zeka olduğu için oradan başlayacağım. Linklemiş olduğum Excel tablosundan da görülebileceği üzere, Türkiye’nin bölgesel IQ haritası şu şekilde.

En temel değişkenlerden, bölgelerin ortalama IQ’ları ve ortalama kişi başın düşen gelir arasında epey yüksek bir ilişki var. Bölgesel IQ ve bölgesel Kişi Başına Düşen Gelir, %80 bir korelasyona sahip, beklenebileceği üzere.

Thanks for reading Homoheretikus'un Boş Levhası! Subscribe for free to receive new posts and support my work.

Bölgesel IQ ve bölgelerin İnsani Gelişmişlik Endeksi ilişkisi daha da güçlü, %87 gibi bir korelasyon görüyoruz.

Hemen her ülkede olduğu gibi bizde de IQ ve çocuk sayısı arasında negatif ilişki var.

Toplam doğurganlık oranını IQ’dan daha iyi öngören bir değişkenimiz var fakat; o da bölgelerdeki Kürt nüfusu oranı.

Aslında bu ilişki çok şaşırtıcı değil; bölgesel IQ ve bölgedeki Kürt nüfusu çok yüksek derecede negatif korelasyona sahip. Hem IQ hem çocuk sayısı Yaşam Tarihçesi Strajesinin veya r/K Seçilimi farklılığının bir yansıması olarak görülebilir.

Zübeyr Nişancı’nın Faith and Religiosity in Turkey kitabı, Türkiye’de dindarlıkla ilgili birçok veriye sahip. Örneğin, bölgelerdeki dinsizlik oranlarının haritası şöyle:

Benzer biçimde, bölgelerin dindarlık seviyelerini de görebiliyoruz:

Bölgesel dindarlık ve zeka arasında yüksek ilişki var (-.64, p = .002) fakat dinsizlik oranı, dindarlık seviyesinden daha iyi öngörüyor zekayı:

Yine aynı verilerden yola çıkarak, “Kendinizi feminist kimliğe yakın görüyor musunuz?” sorusuna verilen yanıt ve bölge IQ’su arasında yüksek korelasyon var (.78)

Kadınların iş hayatına katılımına karşı çıkma oranları şu şekilde.

Burada beklemediğim bir ilişki, bu soru için bile IQ’nun feminizmden daha iyi bir öngörü değişkeni olmasıydı. IQ ve kadınların iş hayatına katılımına karşılık ilişkisi -.84 seviyesindeyken, feminist kimlik ile ilişki -.73 (p = 0.006) düzeyinde

Yine beklemediğim bir ilişki, bölgeler arası batıl inanç farklılıkları ile dindarlık ilişkisiydi. Batıl inanç oranı ile dindarlık seviyesi birbiriyle o kadar yüksek ilişkiye sahip ki neredeyse “batıl inanca sahip olmak” ve “dindarlık” aynı construct gibi duruyor. Batıl inançların dindışı görülmeleriyle açıklanabilir bu rahatlıkla fakat ilişkinin bu kadar yüksek olmasını beklemiyordum.

Son olarak, penis büyüklüğü ve Kürt oranı arasında da ilişki görünüyor fakat fazla yüksek bir güven aralığı var, istatistiksel önem testini de kılpayı geçiyor. (Penis büyüklüğü için kaynak, Aslan et al., 2010)

Bunların dışında çok fazla ilgi çekici bir şey yok. Bölgesel suç oranları, mutluluk/mutsuzluk oranları vb. ile istatistiksel olarak anlamlı herhangi bir değişken bulamadım. Mutluluk ve Dindarlık arasında ilişki var gibi (r= .55) ama p değeri pek iç iyi değil (p = 0.061)

Birçok değişkenin birbiriyle bu kadar ilişkili olması o kadar şaşırtıcı değil, çoğu vakit hepsinin altında latent bir değişken yatıyor (Sosyoekonomik Faktör/S-Faktör). Hatta bunu göstermek mümkün, herhangi kompleks bir model yazmadan sadece faktör analizi yaparsak bölgeler arasındaki farkların %65’ini bu faktörün açıkladığını (eğer r^2 değil de r seçersek %80’ini) görebiliriz.

İleride daha fazla veri buldukça ekleme yaparım

Thanks for reading Homoheretikus'un Boş Levhası! Subscribe for free to receive new posts and support my work.